Evren,Kozmos,Ben ve Siz....Başarı ,mutluluk evrenine açılın ve Kozmik armağanları kabul edin....H.B
Bu Blogda Ara
19 Haziran 2012 Salı
Ve Doğum Haritası Konuştu...
Astrolog sabit bir şekilde kaldı. Geriye giderek,
'Yaşamımın ayakucuna vardım' dedi. 'Yıllardır alçalıyordum.'
'Artık haritasını çıkardığım yolu rektifiye etmenin,etki orbunu azaltmanın,kendi şans noktamı bulmanın zamanı geldi.'
'Yaşama karşıtlık içinde yaşadım, evden eve geçiş yaptım, benim olduğunu sandığım uzayı kaplayan büyük kütlelerle tutulmalar yaşadım, burçların anlaşılmaz dilinde konuştum, hiçbir açı yapmadan, başka insanların gezegenlerini birleştiren açılara dikkat ederek, diğer insanların acı ve sevinçlerinin logaritmalarını hesaplayarak,benim olmayan bir Güneş'in yörüngesinde giderek, her bir sabit yıldızın kendi kozmik oyununu uzaktan gözleyerek,kendi umutlarımın sapmasına şahitlik ederek.'
'Artık' dedi, 'kendime bir paralel oluşturmanın, esas yönümü belirlemenin zamanı geldi.'
Sonra her gün kendi haritasının sembolleri içinde yüzdü, onların gizli manalarına daldı, yaşamının her başlangıcına, her progresyonuna ve geri progresyonuna dikkat ederek,sorularına simyasal bir cevap arayarak.
Ama harita konuştu.
Anlaşılmaz bir dille, belirsiz sözlerle,
çılgın bir Delfi kahini gibi.
O ise beyhude, anlaşılması güç açılar çizdi.
Asteroidleri, tutulmaları,sabit yıldızları işaretledi.
Kozmobiyolojiyi, harmonikleri denedi,boşu boşuna.
Her bir yol sadece teşhisi doğruladı, reçeteyle ilgili hiçbir ipucu vermeden.
Ortaya koymaya yetmedi
her bir ıstırabın altında yatan lütfü,her bir kareyi üçgene çevirebilmesi için.
Sonra delice bir öfke ile kitaplarını, tablolarını fırlattı bir kenara, huzuru bulmak için sevdiği adama döndü, ailesini, arkadaşlarını aradı, şiirler yazdı,uzun geceler boyunca, vazgeçerek rüyalarından, sabahın ilk ışıkları karanlık köşesini aydınlatana dek.
Gün üzerine ağardı.
Sonra kalktı, pencerelerini açtı on ikinci evinin. Güneş ışınları yıkadı onu sıcaklık ve mucizeleri ile.
Gözleri sönen yıldızların, ayın solmakta olan yuvarlağının zevkine vardı.
Astrolog sabit bir şekilde durdu.
Sessizce. Sakince.
Ve sonra harita konuştu.
'Ben bir haritayım' dedi,
'Bir pusula değil. Bir rehber kitap, bir rehber değil'.
'Senin için kalın çizgilerle pek çok açı, yol çizerim gidebilmen için, ancak hangisini takip edeceğini sadece sen seçebilirsin, şeklini sen doldurabilirsin, kendi deneyimlerinin adımlarıyla.'
'Bazı sırları asla vermeyeceğim.
Araştırmalarını yolundan saptıracağım, hayal kırıklığına uğratacağım seni, kendi dönüşümünü gerçekleştirmeye zorlayacağım, seni dışa dönmeye mecbur bırakacağım.
Günlük yaşamının sayısız mücadeleleriyle, sana şafakta bir sessizlik anı bırakacağım.
Ve sonra ruhunun derin dehlizlerine sürükleyeceğim seni destekleyen , aydınlanmanı sağlayan içsel Güneş'ine.'
'Ve orada resmin gözler önüne serildiğini, tüm haritanın okunduğunu anlayacaksın.'
Astrolog sabit bir şekilde durdu, düzelerek, 'Dar bir mercekten bakmışım kargacık burgacık sembollere' dedi. 'Keşfettiğim sadece mikroskobik gerçekler' gözleri tüm teleskobik gerçeklere kapalı. 'Ama yaşamımdaki her bir karşıtlık, geniş mi geniş açılı bir mercek, görüş açısı sonsuzluğa uzanan, merkezde birleşen iki enerji hattı, bir olmak için.'
'Şimdi, şafak vaktinde, çarkın merkezine doğru gidiyorum.
Gece ile gündüz arasındaki boşluğa bir köprü kurdum, mimarı oldum ruhumun, yeniledim
her bir evimi, açtım pencerelerini, dönüştürdüm ışığı , her bir şafağın enerjisi ile akan bir yaşama.'
'Yaşamımın başka bir köşesine vardım' dedi.
'Artık ufka doğru yükselmeye başlayacağım.'
Sevgiyle...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder